(0224) 272 01 01
Bizi takip edin:

Makaleler

Çalışan personelinin aracını şirkete kiralamasında vergisel durumlar.

Şubat 21, 2021

Avukat Haydar ŞENÖZ 

  1. Personele Ait Otomobilin Şirket Faaliyetinde Kullanılması Halinde Oluşan Giderlerin Personele Ödenmesi Durumunda Gider Olarak Kaydedilip Kaydedilemeyeceği

Şirket personelinin işin gerektirdiği görev yerlerine giderken kendi özel araçlarını kullanmaları sonucunda personele yapılan akaryakıt ve aracın yıpranma giderleri karşılığı ödemelerin, şirket kayıtlarında gider olarak kaydedilip kaydedilemeyeceği hususunda tereddütler bulunmaktadır. 

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun İndirilecek Giderler başlıklı 40. maddesinde safi kazancın tespitinde indirilmesi kabul edilen giderler hüküm altına alınmıştır. İlgili maddenin 5. fıkrasında; “Kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderlerinin gider olarak kabul edilebileceği belirlenmiştir. Gelir İdaresi tarafından konu ile ilgili verilen bir muktezada aşağıdaki belirlemeler yapılmıştır (1): 

“Bir masrafın genel gider adı altında masraf yazılabilmesi için, masrafla iş arasında açık, güçlü bir illiyet bağının mevcut olması masrafın işin önemi ölçüsünde yapılmış bulunması gerekeceğinden personelinize ait araçların şirket faaliyetinde kullanılması halinde bu araçlara ilişkin giderler karşılığında yapılan ödemelerin safi kazancınızın tespitinde gider olarak gösterilebilmesi için söz konusu araçların işletme tarafından kiralama yoluyla edinilmesi veya işletmenin aktifinde kayıtlı olması ve işte kullanılması gerekmektedir. 

Dolayısıyla işletmeye dahil olmayan, personele ait araç için yapılan (akaryakıt gideri, aracın yıpranmasına karşılık yapılan ödemeler vb.) giderlerin safi kazancınızın tespitinde gider olarak kaydedilmesi mümkün değildir.” 

Yukarıdaki belirlemeler çerçevesince söz konusu araçların kiralama yoluyla şirket faaliyetlerinde kullanılması gider kaydı açısından bir çözüm yolu olarak karşımıza çıkmaktadır. 

  1. Katma Değer Vergisi Açısından Konunun Değerlendirilmesi

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinin 3. bendinin f alt bendinde, Türkiye’de yapılan, Gelir Vergisi Kanunu’nun 70. maddesinde sayılan mal ve hakların kiralanması işlemlerinin katma değer vergisine tabi olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun’un 6. maddesinde ise hizmetin Türkiye’de yapılmasının veya hizmetten Türkiye’de faydalanılmasının, işlemin Türkiye’de yapılması anlamına geldiği ifade edilmiştir. Ancak aynı Kanun’un 17. maddesinin 4. fıkrasının d bendinde, “iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemleri” vergiden istisna edilmiştir. 1 seri numaralı Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nde “İktisadi işletmelere dâhil olmayan gayrimenkullerin (arazi, bina ve bunlarla birlikte kiralanan mütemmim cüzü ve teferruatı, voli mahalleri ve dalyanlar ile gayrimenkul olarak tapu sicilinde tescil edilen hakların) kiralanması işlemleri KDV’ye tabi değildir; sadece iktisadi işletmeye dâhil gayrimenkullerin kiralanması işlemi KDV’ye tabidir. Yukarıda sayılan gayrimenkuller dışında kalan ve Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde sayılan diğer mal ve hakların (arama, işletme, imtiyaz hakları ve ruhsatları ve diğer hakların) kiralanması işlemleri iktisadi işletmeye dâhil olup olmadığına bakılmaksızın KDV’ye tabi bulunmaktadır.” açıklamalarına yer verilmiştir. 

Yukarıda açıklanan hükümler doğrultusunda personel tarafından aracın kiralanması işlemi katma değer vergisine tabi olacaktır. 17/4-d maddesinde sayılan hüküm uyarınca da istisna söz konusu olmayacaktır. 

Ayrıca Mezkur Kanun’un “Vergi sorumlusu” başlıklı 9. maddesinde “Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabilir.” hükmü yer almaktadır. İlgili hüküm gereğince kiralama işinden dolayı hesaplanan Katma Değer Vergisi; 

– Kiraya verenin başka faaliyetleri nedeniyle KDV mükellefiyetinin bulunmaması (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dâhildir), 

– Kiracının KDV mükellefi olması (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dâhil değildir) şartlarının birlikte var olması halinde, kiracı tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilecektir. 

Tevkifat, genel bütçeli idareler hariç, tevkifata tabi işlemin yapıldığı dönemde vergi sorumlularına ait 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilir. Tevkifat kapsamındaki işlemlerde vergiyi doğuran olay bakımından özellikli bir durum söz konusu olmayıp, bu işlemlere ilişkin KDV’nin beyan dönemi 3065 sayılı Kanun’un 10. maddesine göre tespit edilir. Bu kapsamda, işleme ait fatura veya benzeri belge izleyen ay içinde düzenlense dahi sorumlu sıfatıyla beyan, işlemin vuku bulduğu dönemin beyan süresi içinde yapılır. Tevkifat uygulayan alıcının KDV mükellefiyetinin bulunması ve tevkifat uyguladığı teslim veya hizmeti indirim hakkı tanınan işlemlerde kullanacak olması halinde, sorumlu sıfatıyla beyan edilen tutar, beyanın yapıldığı ay içinde verilmesi gereken 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılabilir. Bu indirimin dayanağı 2 No.lu KDV Beyannamesi olacaktır. 

  1. Damga Vergisi 

Damga Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanun’a ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu; ikinci fıkrasında ise kağıt teriminin “yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade ettiği” hükme bağlanmıştır. 

Damga Vergisi Kanunu’na ekli (I) sayılı tablo I-A/2 maddesinde kira mukavelenameleri (Mukavele süresine göre kira bedeli üzerinden) binde 1,89 oranında damga vergisine tabi olduğu belirtilmiştir. Personelden araç kiralanması için yapılan sözleşmenin belli parayı ihtiva etmesi durumunda söz konusu bedel üzerinden ‰1,89 oranında damga vergisi hesaplanması icap etmektedir.