Kamu ihalelerinde damga vergisi kesintileri
Ocak 21, 2017Av. Haydar ŞENÖZ
Hak ediş ödemelerinden kaynaklanan vergilerden birisi de damga vergisi kesintisidir. Damga vergisi, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nda düzenlenmiş olup konusu Kanunun 1’inci maddesinde şu şekilde tarif edilmiştir: “Bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtlar Damga Vergisine tabidir. Bu kanundaki kağıtlar terimi, yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade eder.”
Kanunun ‘Mükellef’ başlıklı 3’üncü maddesinde : “Damga Vergisinin mükellefi kağıtları imza edenlerdir. Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların Damga Vergisini kişiler öder.” Düzenlemesi yer almaktadır.
Resmi Dairenin Tarifi ise Kanunun ‘Resmi Daire ‘ başlıklı 8’inci maddesinde düzenlenmiştir; “Bu kanunda yazılı resmi daireden maksat, genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köylerdir.
Bu dairelere bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmeler resmi daire sayılmaz.”
Şüphesiz kamu sektöründe damga vergisi kesintilerinin en yoğun olarak gerçekleştiği uygulamaların başında da kamu ihaleleri gelmektedir. Yazımızın konusunu kamu ihalelerinde gerçekleştirilen damga vergisi kesintileri ve bu kesintilerin hukuki dayanakları teşkil edecektir.
1. NORMAL İHALE SÜRECİ İÇERİSİNDEKİ KESİNTİLER:
Kamu ihalelerinin kuralları 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nda yer almakta ve bu sözleşme sonrası süreç de 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nda düzenlenmektedir. İdarenin yüklenici ile imzalamış olduğu sözleşmenin hükümlerinin süre ve meblağ açısından bir sıkıntı olmaksızın yüklenici tarafından gerçekleştirilmesi halinde aşağıdaki damga vergisi kesintileri meydana gelecektir.
İhale Kararı (Karar Pulu)ndan Kesilen Damga Vergisi
Gerçekleşen her ihale sürecini yürütmek amacıyla bir ihale komisyonu kurulmakta ve gerçekleşen ihale sürecinin sonucu bir ihale kararı ile açıklanmaktadır. İşte bu ihale kararı damga vergisini doğurmaktadır.
Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tablonun “Kararlar ve Mazbatalar” başlıklı (II.) bölümünün 2’inci fıkrasında; “(Değişik: 4/6/2008-5766/10 md.) İhale Kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların her türlü ihale kararları”nın (binde 4.95) oranında damga vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır.
Söz konusu madde hükmüne göre ihalelerde, sözleşme bedelinin binde 5.69’u oranında damga vergisinin ihale uhdesinde kalan yüklenici tarafından ödenmesi gerekmektedir.
Sözleşme Damga Vergisi
Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tablonun “Akitlerle İlgili Kağıtlar” başlıklı (I.) bölümünün I/a bendine göre, belli parayı ihtiva eden mukavelenameler (binde 9.48) oranında damga vergisine tabidir.
Damga Vergisinin matrahı sözleşme bedelidir. Sözleşme eğer noter marifetiyle düzenlenmiş ise Damga Vergisi Kanunu 27’nci maddesi uyarınca bu damga vergisini noter tahsil edecektir.
Sözleşme damga vergisine ilişkin olarak söylenebilecek bir başka mevzu da sözleşme nüshalarına ilişkindir. Damga Vergisi Kanununun 5’inci maddesinde ; “Bir nüshadan fazla olarak düzenlenen kağıtların her nüshası ayrı ayrı aynı miktar veya nispette Damga Vergisine tabidir.” Hükmü yer almakta olup sözleşmenin birden fazla nüsha halinde düzenlenmesi halinde her nüsha için ayrı ayrı aynı nispette damga vergisi hesaplanmalıdır.
Kamu İhale mevzuatında yer alan Tip Sözleşmelerin ‘Sözleşmenin imzalanması’ başlıklı ortak mahiyetteki maddelerinde; “Bu sözleşme .. [rakam ve yazılı ile] maddeden ibaret olup, İdare ve Yüklenici tarafından tam olarak okunup anlaşıldıktan sonra ../../…. tarihinde 1 (Bir) nüsha olarak imza altına alınmıştır. Ayrıca İdare, Yüklenicinin talebi halinde sözleşmenin “aslına uygun idarece onaylı suretini” düzenleyip yükleniciye verecektir.” İfadesi yer almaktadır.
Ancak tarafların birden fazla nüsha talep etmeleri halinde madde Dipnotunda yer alan şu ifadenin kullanılması öngörülmüştür. “Bu sözleşme …….. maddeden ibaret olup, İdare ve Yüklenici tarafından tam olarak okunup anlaşıldıktan sonra /../…. tarihinde imza altına alınmıştır. Sözleşmenin 1 (Bir) nüshası İdarede muhafaza altına alınıp, …. nüshası da Yükleniciye verilmiştir.”
Bu durumlarda nüsha adedince damga vergisi hesaplanmalıdır.
Hak ediş Ödemelerinden Kesilecek Damga Vergisi
Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tablonun “Makbuzlar ve Diğer Kağıtlar” başlıklı (IV.) bölümünün I/a bendine göre, hak ediş ödemelerinden (binde 9.48) oranında damga vergisi kesilmelidir.
Söz konusu kesintiler avans niteliğindeki ödemelerden kesilse dahi söz konusu avansın mahsubunda da yapılmalıdır. Zira her iki işlem de birbirinden bağımsız olarak damga vergisine tabidir.
Hak ediş ödemesinden damga vergisi kesintisi yapılabilmesi için ödemeyi yapan kurumun damga vergisi kanunu açısından resmi daire sayılması gerekmektedir. Zira Kanununa ekli (1) sayılı tablonun “Makbuzlar ve Diğer Kağıtlar” başlıklı (IV.) bölümünün I/a bendine göre, “Resmî daireler tarafından yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler (avans olarak yapılanlar dahil) nedeniyle kişiler tarafından resmî dairelere verilen ve belli parayı ihtiva eden makbuz ve ibra senetleri ile bu ödemelerin resmî daireler nam ve hesabına, kişiler adına açılmış veya açılacak hesaplara nakledilmesini veya emir ve havalelerine tediyesini temin eden kâğıtlar” damga vergisine tabidir.
Düzenlemesi yer almaktadır.
Resmi Daire ise kanunun 8’inci maddesinde ; “Bu kanunda yazılı resmi daireden maksat, genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köylerdir. (1)
Bu dairelere bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmeler resmi daire sayılmaz” şeklinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi teşebbüsleri, belediye iktisadi teşebbüsleri gibi kurumlarca yapılan ödemelerden damga vergisi kesilmesine gerek bulunmamaktadır.
İstanbul Defterdarlığınca verilen B.07.4.DEF.0.34.12/2-10-8046 sayılı müktezada;
“….2560 sayılı İstanbul Su Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin 4 üncü fıkrasında da; “İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi, İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı, müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluştur.” denilmektedir
Bu durumda, İSKİ Genel Müdürlüğü İstanbul Belediyesinden ayrı tüzel kişiliği haiz, iktisadi bir işletme olduğundan, Damga Vergisi Kanununun 8 inci maddesinde tarifi yapılan resmi daire kapsamı dışındadır” şeklinde görüş verilmiştir.
2. İHALE SÜRECİNDE YAŞANAN FARKLILIKLARDAN KAYNAKLANAN KESİNTİLER:
İhale süreci içerisinde bazen idareden kaynaklanan nedenlerle bazen de yükleniciden kaynaklanan sebepler ile ihale süreci içerisinde değişiklikler meydana gelmekte ve bu değişiklikler yükleniciden tahsil edilecek damga vergisi kesintisi üzerinde etkili olmaktadır.
2.1.Süre Uzatımında Damga Vergisi
488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 14’üncü maddesi 3’üncü fıkrasına göre ; “Mukavelenamelerin müddetinin uzatılması halinde aynı miktar veya nispette vergi alınır” denilmektedir.
Sayıştay Temyiz Kurulunun 21.12.1972 tarih ve 3624/2 tutanak sayılı kararında ; “Sürenin uzatılması ile, sözleşmenin tekerrürü veya bir iş ilavesi meydana geliyor ve bu artış belli ya da hissedilebilir bir meblağa tekabül ediyorsa, bu meblağ üzerinden ve sözleşmeye uygulanmış bulunan oranda nispi damga vergisi; aksi takdirde, sözleşmeden alınmış olan maktu damga vergisi alınması gerekmektedir.” Denilmiştir.
Sayıştay Temyiz Kurulunun 17.04.2007 tarih ve 29343 tutanak sayılı kararında da ; 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olacağı, bu Kanundaki kağıtlar teriminin yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeleri ifade edeceği, 2 nci maddesinde de, vergiye tabi kağıtlar mahiyetinde bulunan veya onların yerini alan mektup ve şerhlerle, bu kağıtların hükümlerinin yenilenmesine, uzatılmasına, değiştirilmesine, devrine veya bozulmasına ilişkin mektup ve şerhlerin damga vergisine tabi olacağı hükümleri yer almaktadır.
Aynı kanunun 14’üncü maddesinin 2’nci fıkrasında:
“Belli parayı ihtiva eden mukavelenamelerin değiştirilmesi halinde artan miktar aynı nispette vergiye tabidir…..”
3 üncü fıkrasında ise (Finansman Kanununun 95 inci maddesiyle eklenen fıkra)
“ Mukavelenamelerin müddetinin uzatılması halinde aynı miktar veya nispette vergi alınır…” denilmektedir.
488 sayılı kanunun 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, sürenin asli unsur olduğu sözleşmeleri kapsamakta, yani süre sonunda akdin bütün şekil ve şartlarıyla sonuçlanması gereken sözleşmelerin aynı şartlarla bir süre daha uzatılması haline münhasır bulunmaktadır. Mesela şart kılınan müddet sonunda teslimatın tamamlanmasından sonra, aynı malın aynı şartlarla yeniden temini için verilen süre dolayısıyla hasıl olan yeni matrah damga vergisine tabi olacaktır.
İnşaat sözleşmelerinde ise sürenin esasa müessir bir rolü bulunmamaktadır. Sayıştay Genel Kurulu’nun 21.12.1972 tarih ve 3624/2 sayılı kararında da sürenin uzatılması ile sözleşmenin tekerrürü veya iş ilavesi meydana geliyor ve bu artış belli ya da hesabedilebilir bir meblağa tekabül ediyorsa bu meblağ üzerinden ve sözleşmeye uygulanan oranda nispi damga vergisi; aksi takdirde sözleşmeden alınmış olan miktarda maktu damga vergisi alınması gerektiği belirtilmiştir.
2.2. Sözleşme Devrinde Damga Vergisi
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu 16’ncı maddesinde ; “Sözleşme, zorunlu hallerde ihale yetkilisinin yazılı izni ile başkasına devredilebilir. Ancak, devir alacaklarda ilk ihaledeki şartların aranması zorunludur” denilmekte olup Damga Vergisi Kanununun 14’üncü maddesi 2’ncı fıkrasındaki düzenleme uyarınca sözleşmenin aslından alınan verginin 1/ 4’ü

